YAŞAM 

GÖÇ

Eşyaların, sardunyaların, işçilerin göçünü anlatmak istiyorum size. Göç, üç harf olup her ne kadar cüce gözükse de aslında dev bir sözcük. Belki de yirmi dokuz harfin hepsi var. İçerisinde yüzyılların heybesine attığı bir dolu sözcük var. Sızı var, hayal kırıklığı var, hayat kırıklığı var, hayal var, sızı var, kaygı var, özlem var, göçün içinde ulaşılamayanlar var, sızı var, öteki var, gurbet var ve yine sızı var. İnce bir sızı ile nakış nakış işlenmiş hikâyeler… Ben hiç göç etmedim. Yine de tüm göç edenlerin kafasında şöyle bir soru olduğunu düşünürüm hep:…

Devamını Oku
POLİTİKA 

VURUN CHP’YE!

İktidarda değil, muhalefette. Ne yönetme gücü var ne de iktidar erkini kullanma yetkisi. Durum on yıllardır böyle ama nerede bir sorun olsa, çıksa ya sorunun kaynağı ya da sorunu çözebilecek makamdaymış gibi “topa tutulan” hep o. Enflasyonun sebebi olan belli, iktidarda ama “Sorumlusu CE-HA-PE” diyenler bile çıkabiliyor. Terör örgütü sınırda kanlı eylemlere girişse “iç uzantıları” denilerek ima edilen o. Emniyet içinde hesaplaşma mı var, onun parmağı aranır derhal, “kuklacı” imasıyla işaret edilen, “yargıda yuvalanmış odaklar” dense akla düşürülmek istenen yine o. Ama onun sorumluluğunda ne Emniyet ne Türk Silahlı Kuvvetleri…

Devamını Oku
POLİTİKA 

ATATÜRK’ÜN GENÇLERİ BUGÜNÜN ŞEREFLİ MİLLETİ

“Ya İstiklal Ya Ölüm!” inancıyla Samsun’dan ateşlenen zafer meşalesi… Dünyaya “Türklerden korkulur” sözünü söyleten gerçek bir lider Mustafa Kemal Atatürk. Bu kadar yokluğa rağmen günlerce bir kuru ekmekle üzüm hoşafı içerek koskocaman bir demokrasi armağan edildi bu gençliğe. Mustafa Kemal Paşa ve beraberindeki 18 asker, 16 Mayıs 1919’da vapurla yola çıkarlar ve 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a varırlar… Dokuzuncu Ordu Kıtaları Müfettişi Mirliva MUSTAFA KEMAL PAŞA, Erkânıharbiye Reisi Miralay Kurmay Albay Kazım Bey ve daha onlarca asker canlarını bir saniye düşünmeden vatan savunması için yoldalardı… Bir devletin oluşabilmesi yolculuğuydu bu.…

Devamını Oku
ÖYKÜ 

TOLADİR

Bir mucizeye tanıklık etmek! Hem de yerin bilmem kaç metre altında bir metronun içerisinde. Daha önce mucize deneyimim olmamıştı. Anlatım heyecanımı mazur görün. Akşamüzeri iş çıkış saati ve yağmurlu bir İstanbul. Kalabalığı ve yarattığı girdabı tahmin edebilirsiniz. Ben de kapıldım çekim gücüne. Aslında işsiz olduğum için, o vakitte metroda olmamı gerektirecek bir neden yoktu. Kadıköy’de aylak aylak dolanmıştım bir süre. Birkaç çay, Moda Caddesi’nde renkli bir yürüyüş, sahaf tezgâhlarına hızlı bir göz atış ve eve dönüş. Sıradan bir işsizlik günü… Ancak, bugün Kadıköy mesaime geç gelince, dönüşüm de fark edemeden…

Devamını Oku
ÖYKÜ 

KARIŞIĞIN VE SAFIN ORANTISIZ BULUŞMASI

Bir Şule Teyze’miz var, öz teyze kadar severim, hep kendisine gitmemi ister, davet eder, bir türlü gelemem, geldim nihayet. Mutfakta kahveyi yaparken Şule Teyze, balkonda sigara içeyim dedim, “Bu yıl benim yeşil bağım kurudu” türküsünü söylüyor çevredeki evlerden bir erkek sesi. Neşeli bir tonla söylüyor hem de. Bakındım, sesin geldiği yöne, hani şu ses var görüntü yok durumlarını bilirsiniz, işte öyle bir durumdayım. Eğiliyorum, ha düştüm ha düşeceğim balkondan, havaya kaldırıyorum başımı boynumu ağrıtırcasına, ses çok yeri kaplıyor, geldiği yönü bulmak ne mümkün. Biraz sonra susturur komşulardan biri diye bekledim,…

Devamını Oku
YAŞAM 

ANNE

Çiçekleri vardı balkonunda hem de ne çiçekler: sardunyalar, şebboylar, yaz güzelleri, aslanağızları, reyhanlar, karanfiller… Hangisi en canlı veya en güzel açmışsa o, balkonun en güzel köşesine koyulurdu. Şunun güzelliğine bak kızım, deyip sular ve koklardı. Çiçeksiz ev olmaz kızım, çiçeksiz ev; kuru bir ağaca, mutsuz bir eve benzer derdi. Gittiği her yerden dikmek ve ekmek için çiçek dalları ve tohumlar getirirdi. Dalları suya koyup saksı ayarlayıncaya kadar bekletir, tohumları ise bir beze sarardı. Saksıları ise hiç değişmeyen yoğurt kaplarıydı. Gülerdik biz, biraz da dalga geçerdik. Anne: İnsanlar, bizim hangi marka…

Devamını Oku
YAŞAM 

HER ANNELİK BİR ROMANDIR

Annem babasını kaybettiğinde üç yaşındaymış. Büyük dayım dört yaşında ve küçük dayım yeni doğmuş bir bebekmiş. Anneannem, kız kardeşinin de baskısıyla, kız kardeşinin erkek kardeşiyle evlenmiş ve koşul olarak da ölen eşinden olan üç çocuğunu babaannelerine bırakmış. Babası köyün ilk okuyanı, dedesi de köyün ağası imiş. Çok varlıkla büyümüş annem; her dediği olurmuş. Ama babasız ve anasız… Bir gün, o zaman beş yaşlarındaymış, hamama gitmişler. Hamamda annesini, etrafında yeni ailesinden kadınlarla görmüş ve koşarak “Anne,” diye sarılmaya gitmiş. Anneannem suratına bir tokat atıp, “Git yanımdan” demiş… Annem, anneannemin kendilerini bırakmasını…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT 

MİZAH, GIRGIR DERGİSİ, KOMEDİ DİZİLERİ, GÜLSE BİRSEL VE BURHAN ALTINTOP

“Bir Burhan Altıntop kolay yetişmiyor, Aslı!” İlkokulun iki ya da üçüncü sınıfındaydım… Belki de dört. Öğretmenimiz Zerrin Topbaş, Türkçe derslerinin bir tanesini okumaya ayırır, okuması güzel olan arkadaşlarımıza sırayla kitap okuttururdu. Her kitap sanırım birkaç ayda biterdi. Storytel, Sesli Kitap yokken Zerrin Öğretmen vardı; bu uygulamaların kanlı canlı olanlarını ta o zaman icat etmişti. Aziz Nesin’le, Rıfat Ilgaz’la, yani mizahla o zamanlar tanıştım, o günden sonra da hiç kopmadım ve hatta mizah bir bakıma mesleğim de oldu. Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz’dan sonra Gırgır ile tanıştım. Zerrin Öğretmen’den sonra yeni…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

SIĞINAN SIĞINANA

Uzattığın her yardım elin bükülüyorsa neden yeni el tutma derdindesin? 2011 yılından beri “Yardım etmediğimiz millet kalmadı” cümlesiyle övündüğümüz kadar, keşke onların toplumumuza entegrasyonunu sağladığımızla da böbürlenebilseydik… Ama olmadı. Böbürlenmek yerine kan damlalarını izledik okul merdivenlerinin. İçimizdeki yangın ve haklı öfke öğretmenleri greve götürüyor. Suriye, Irak, Afganistan… Yok mu artıran? Nereden cesaret alıyorlar? Çok üremekten mi? “Nasıl olsa bizi kabullendiler” algısı mı? Onların kabullenemedikleri şey ise buranın Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduğu… Türkiye’de bir öğretmen, Iraklı bir şahıs tarafından canice ve kalleşçe öldürüldü! Öğretmenler itibardan geçeli çok oldu, bari sığınmacılar tarafından…

Devamını Oku
POLİTİKA 

BİTMEK YA DA BİTMEMEK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart seçimlerinden CHP’nin 1’inci parti olarak çıkması, AKP’nin 22 yıl sonra ilk kez 2’nciliğe düşmesi üzerine, “Biz bitti demeden bitmez!” demişti. Yenilmek üzere olan gerideki takımın kaptanı tarafından yenilgi psikolojisini atmak için söylenmiş sözler bunlar. Sayın Erdoğan, AKP’li kadrolara moral vermek için söylemiş olmalı. Lafla peynir gemisi yürür mü? Hayır! CHP lideri Özgür Özel’in TBMM’de yaptığı konuşmaya göre, partisiyle AKP’nin arası açılmış. Yani CHP, AKP’yi yüzde 5, hatta yüzde 8 kadar geçmiş son anketlere göre. Peki, AKP biter mi, ANAP ve DSP gibi silinir mi siyasetten? Bilemem……

Devamını Oku
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
Betgaranti
ultrabet
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
jojobet
jojobet
Betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
Betgaranti Rehber
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
Betgaranti
Betgaranti
hititbet
Betpark
Kolaybet
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
bahsegel
Hititbet
betgaranti
kolaybet
kolaybet
kolaybet
betpark
Hititbet 2026
bettilt
bettilt
Sahabet
Hititbet Giriş
Hititbet
Hititbet
betpark
betpark
Betgaranti
Hititbet
Hititbet
Hititbet
sahabet
sahabet
bahsegel
Hititbet
Hititbet
Hititbet
Betgaranti
Hititbet
betpark
betpark
betgaranti
betpark
Betpark
Kolaybet
Hititbet
Kolaybet
Betgaranti
Kolaybet
Betgaranti
Betpark
Hititbet
betpark