YAŞAM 

ZİHNİN KARANLIĞA KARŞI DİRENİŞİ: “FELSEFENİN TESELLİSİ”


Kelimeler şifadır.” – Stephen Hawking

Roma İmparatorluğu’nun çalkantılı yüzyıllarında, soylu bir senatör ailesinin çocuğu olarak 480 yılında dünyaya gelen Anicius Manlius Severinus Boethius, kaderi düşünceyle yazılmış bir filozof portresidir. Babasını küçük yaşta kaybetmesi, onu erken bir olgunluğa sürükler. Dönemin seçkin bilginlerinden Memmius Symmachus tarafından yetiştirilir; Yunanca öğrenir, böylece Yunan felsefesinin kapıları ardına kadar açılır.

Platon’un idealarına, Aristoteles’in mantığına, antik dünyanın bilgi evrenine derin bir ilgiyle eğilir. Matematikten astronomiye, felsefeden siyaset kuramına uzanan geniş bir alanın öğrencisi değil, aynı zamanda üreticisidir. Nitekim bu birikim onu Roma’nın yönetim kademelerine taşır; iki yıl süreyle konsül olarak görev yapar, adaleti merkeze alan tutumuyla dikkat çeker.

Fakat kaderin sert yüzü, çoğu filozofun hayatında olduğu gibi, Boethius’un karşısına da çıkacaktır. Dönemin imparatoru Theodoric, onu vatana ihanetle suçlayarak hapse attırır. Tarihin sayfalarında sıkça rastladığımız haksız yargılamaların bir örneği, onun yaşamına da damgasını vurur.

Hapishane günleri, Boethius’un ruhunda büyük bir yıkım yaratır. Maneviyatını yitirmiştir; zihninin berraklığı bulanıklaşır. Geleceğe dair umudu, iddiaları, felsefeye duyduğu inanç – hepsi birer gölge gibi çöker üzerine. Bir düşünür için ruhsal çöküş, fiziksel mahpustan çok daha ağırdır. Boethius da bu çöküşün karanlık dehlizlerine savrulur.

Tam bu noktada, felsefenin kendisi bir teselli olarak belirir. Boethius’un anlatısında bu, hücresine gelen güzel bir kelebeğin suretinde vücut bulur. Kelebek kanat çırptıkça felsefe dile gelir; onu azarlar, silkeler, düşünmeye ve kendine dönmeye davet eder. Bu sahne, insan zihninin karanlıktan aydınlığa bir anlık sıçrayışıdır.

İdam edilmeden kısa bir süre önce Boethius, bütün bu iç hesaplaşmanın ortasında “Consolatio Philosophiae” – “Felsefenin Tesellisi” adlı başyapıtını kaleme alır. Bir filozofun hücredeki yalnızlığından doğan bu eser, yüzyıllar boyunca düşünce dünyasında bir yol gösterici olarak varlığını korur. Felsefenin yalnızca soyut bir uğraş değil, insanın en zor zamanlarında tutunduğu bir sığınak olduğunun somut bir kanıtı gibidir.

525 yılında Ravenna’da idam edilen Boethius, bedenini karanlığa bıraksa da düşüncesi ışığını bugüne taşımayı sürdürür.

Felsefenin Tesellisi”, yalnız bir mahpusun değil, insanlığın karanlıkla mücadelesinin de hikâyesidir.

Kaynak: Beyazıt Taş, “Felsefe Mektupları

Paylaş:

Benzer yazılar

3 2 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
hiltonbet
hiltonbet
hiltonbet
hiltonbet
hiltonbet
hiltonbet
betpark
betpark
betgaranti
betpark
vaycasino
betpark
vaycasino
galabet
vaycasino
vaycasino
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
vaycasino
vaycasino
betgaranti
betgaranti
betgaranti
vdcasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
norabahis
roketbet
betpark
betpark
betnano
betnano
betnano
betasus
betnano
betnano
holiganbet
norabahis
betpark
betpark
vdcasino
betgaranti
vaycasino
vaycasino
betgaranti
vdcasino
vaycasino
betpark
betgaranti
vdcasino
vdcasino
vaycasino
vaycasino
betpark
betpark
betpark
betorder
betorder
vaycasino
vaycasino
holiganbet
betnano
holiganbet
betnano
betgaranti
betgaranti
betpark
vaycasino
vaycasino
vdcasino
vdcasino
betpark giriş
vaycasino
vaycasino
vdcasino
betgaranti
betpark
norabahis
norabahis
norabahis
betgoo
betgoo
norabahis
norabahis
norabahis
norabahis
hititbet
hititbet
holiganbet
hititbet
vaycasino
vaycasino
betpark
vaycasino
Betgaranti
betgaranti
betnano
vdcasino
vdcasino
hititbet
imajbet
betasus
betnano
jojobet
betnano
holiganbet
betnano
holiganbet
betasus