“AKŞAM OLDU, HÜZÜNLENDİM BEN YİNE…”
Būyūksaat’in gongu altı kez vurduğunda arastanın sokaklarından paydos eden dükkânların daraba sesleri duyulmaya başladı. Cemal Usta’nın çırakları, aletleri yerlerine yerleştirmiş, hızla ve neşeyle ortalığı temizliyorlardı. Neşeliydiler çünkü biraz sonra haftalıklarını alınca mahallelerindeki internet kafeye koşup yeni gelen savaş oyununu oynayacaklardı. Kalfalar onları beklerken kapı önünde birer sigara tüttürmüşlerdi. İhsan Kalfa’nın içi kıpır kıpırdı. Akşam kız arkadaşıyla buluşacaktı. Ve bu kez kararlıydı. Ellerini tutup gözlerinin ta içine bakarak “onu canından çok sevdiğini” söyleyecekti. Tabii cesaret edebilirse… Murat Kalfa, geceden beri, ilk çocuklarına hamile karısının –bebek erkekmiş– akşam izlediği diziye, Adana usulü…
Devamını Oku