BU AYKİ KONUĞUMUZ: OYA BAYDAR’IN “KEDİLERİ”

Adana’da 5 Ocak 2004 günü “Söz uçar, yazı kalır” diyerek yola çıkan Son Baskı, yirmi yılı aşkın süredir kentin kültür damarını besleyen bir toplum, düşünce ve edebiyat mecrası olmaya devam ediyor. Edebiyatı, sanatı ve düşünsel üretimi yıllardır aynı potada buluşturan platform; yalnızca yazılı içerikleriyle değil, ürettiği dostluklarla, paylaşımlarla ve kurduğu ortak dille Adana’nın kültürel hafızasında kalıcı bir iz bırakıyor. Bu üretim yolculuğunun en canlı yüzlerinden biri ise kuşkusuz Son Baskı Kitap Kulübü…
Üç yıldır yazarların, öğretmenlerin, akademisyenlerin, sosyal bilimcilerin ve edebiyat tutkunlarının düzenli olarak bir araya geldiği kulüp; Tahsin Yücel’den Murathan Mungan’a, Gabriel Garcia Marquez’den Bilge Karasu’ya, Murat Gülsoy’dan Kemal Varol’a, Adalet Ağaoğlu’ndan Dino Buzzati’ye, Dostoyevski’den Sayaka Murata’ya uzanan geniş bir okuma rotasıyla Adana’da istikrarlı bir edebi tartışma zemini kurdu. Her buluşmada başka bir kıtanın sesi, başka bir insanlık halinin izleri masaya taşınıyor; her konuşma Son Baskı’nın “kelimelerin buluştuğu ve fikirlerin yankılandığı” kimliğini daha da pekiştiriyor.
BİR YILGINLIK ANLATISI
Son Baskı Kitap Kulübü’nün 29 Kasım 2025 Cumartesi günü More Than Kafe’de gerçekleştirdiği buluşmanın konuğu, Oya Baydar’ın 1992 tarihli ilk romanı “Kedi Mektupları” idi. Yazarına 1993 Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazandıran bu eser, Berlin Duvarı’nın 9 Kasım 1989’da yıkılışının hemen ardından yazılmış; yenilgilerin, sorgulamaların, ideallerden arta kalan gölgelerin içinden geçen bir yılgınlık anlatısı olarak değerlendirildi.
Toplantının daha ilk anlarından itibaren romanın otobiyografik damarına dikkat çekildi. Oya Baydar’ın sürgün yıllarının, politik çatışmaların, zihinsel arayışların ve içsel kırgınlıkların kedilerin sezgisel bakışıyla buluştuğu; yazarın hem kişisel hem edebi gerilimini bu romanla ete kemiğe büründürdüğü vurgulandı. Oya Baydar’ın insan ruhunu incelikle gözlemleyen üslubu, yalın ama derin cümle kurma becerisi ve Türkçeye katkısı toplantının ortak paydasını oluşturdu.

“KOKU MEKTUPLARI”: BİR ANLATININ EN ÖZGÜN DAMARI
Buluşmada kitabın en yaratıcı fikri olan “koku mektupları” uzun süre konuşuldu: Nina, Artur, Gece, Yoldaş ve Kirli’nin, sahiplerinin ayakkabılarına ve pantolon paçalarına bıraktıkları kokularla birbirlerine haber taşıması… Kedilerin insanlar aracılığıyla işleyen sezgisel ve gizli iletişim ağı… Bu özgün kurgu; romanın politik yükünü hafifleten, insanın ağır varoluşunu kedilerin serinkanlılığında yeniden tartan bir anlatı zemini olarak değerlendirildi.
Katılımcılar, insanların bitmek bilmeyen tartışmalarına ve ideolojik saplantılarına karşı kedilerin basit, içgüdüsel ve özgür yaşam felsefesinin romanda büyük bir tezat oluşturduğunu; bu tezadın da eseri hem felsefi hem duygusal bakımdan derinleştirdiğini dile getirdiler.



POLİTİK OLANIN KEDİLERLE YUMUŞAMASI
Romanın politik arka planı da masanın önemli başlıklarındandı. Marx’ın “Sakallı”, Lenin’in “Kedili Adam” olarak anılması hem gülümsetici hem de eleştirel bir ironi olarak yorumlandı. Erkeklik eleştirisinin belirgin biçimde metne yerleştiği; yabancılık ve yabancılaşma duygularının kedilerin gözünden güçlü şekilde aktarıldığı, yalnızlığın ise felsefi bir ağırlıkla işlendiği vurgulandı.



SONRAKİ DURAK: MUM KOKULARI VE MACAR EDEBİYATI
Toplantı, 2025’in son ayını karşılayan bir hafiflik ve merak duygusuyla tamamlandı.
Toplantıya geniş bir ekip katıldı: Son Baskı’nın kurucusu İsmail Güneş ve editörü Başar Şeker ile birlikte Neşe Apaydın, Sevim Sezer, Mustafa Apaydın, Ufuk Tekin, Nur Yırtıcı, Nezahat Yapıcı, Soner Eşberk, Selin Aytekin, Göksu Koç, Özge Tatar, Sevinç Kökenler, Murat Tatar, Özgül Atmaca Tekin, Emine Ayan, Çiğdem Dizmen, Mehlika Baydar, Gözde Orçan, Ezgi İtmeç, Fatma Şeker ve Yuşa Davarcı buluşmaya renk kattı.
Bir sonraki buluşma, 27 Aralık 2025 Cumartesi günü saat 14.00’te, yine More Than Kafe’de gerçekleştirilecek. Kulübün yeni konuğu, Macar yazar Sándor Márai’nin “Mumlar Sonuna Kadar Yanar” adlı romanı olacak. Böylece Son Baskı Kitap Kulübü yılın son toplantısında bu kez Orta Avrupa’nın zarif, hüzünlü ve insan ruhunun iç odalarına bakan sesini masaya taşıyacak.
SON BASKI’NIN KEDİLERE YAZDIĞI BİR MEKTUP NİTELİĞİNDE
Son Baskı’nın kedilere yazdığı bir mektup niteliğindeki bu buluşma, yalnızca bir romanı konuşmak değil; sürgünü, insan kırgınlıklarını, yenilgileri, idealleri, filozof kedilerin dingin bakışını ve edebiyatın iyileştirici gücünü birlikte düşünmek demekti.
Son Baskı, yirmi yılı aşan yürüyüşünde olduğu gibi, yine sözcüklerle bir araya gelen insanların masa etrafında kurduğu o sessiz ama sarsıcı dayanışmayı büyütmeyi sürdürüyor.


