POLİTİKA TOPLUM 

BOYKOTÇU

“Fransız mallarını boykot edelim” deyince Reis, bir boykot çağrısıdır, bir boykot heyecanıdır başladı sosyal medyada. Evvela listeler yayınlandı. Otomobilde şu marka… Benzinde şu firma… Kozmetik ve güzellik ürünlerinde şu marka… Deri çantada şu marka… Elbisede şu marka… Süt ve yoğurtta şu marka… Tavada bu, tencerede şu marka… Spor giyimde bu, sigortada şu marka… * * * Listeyi inceledim. Araba alacak durumum yok, bir çizgi çektim ona. Arabam olmadığına göre benzin almaya da gerek yok, bir çizgi de ona. Kozmetik ve güzellik ürününe zaten gücüm yetmez. Hem bizim kozmetikten anladığımız; sabunda…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

ŞAŞIRDIM

Hocaefendi, 4 kızın sokakta bira içtiğini görünce şaşırdığını söyledi. Ben de şaşırdım. 4 kızın Türkiye gibi Müslüman bir ülkede, üstelik bugünlerde sokak ortasında bira içecek cesareti, cüreti bulmasına şaşırdım. İnanamadım. Gözümle görsem zor inanırdım. Olacak şey mi bu? * * * Hocafendi’yi takip eder, izlerim. Türkiye gibidir o da, Türk halkı gibidir. Şaşırdığı şeylerle şaşırmadığı, kanıksadığı, alıştığı, giderek kültür haline getirdiği şeyler benzer bizim şaşırdıklarımıza, şaşırmadıklarımıza. Diyelim örnekteki 4 kız sokakta değil de bir kuytu barda içiyor olsun, Hocaefendi de şaşırır, biz de şaşırırız. O kızlar ana babalarıyla birlikte içse…

Devamını Oku
FELSEFE TOPLUM 

GÜNAHLARIN KEFARETİNİ MODERN YAŞAMA YIKMAK

“Mükemmel sanat, doğanın bittiği yerde başlar.” – Marc Chagall Derler ki uzun yola çıkanın nefesi de derin olmalıymış. Yol, insanı terbiye eder. Varmak için yola çıkılmazmış. Olmak için yola çıkılırmış. Yola anca düşülür, revan olunur. Çıkmak başka bir şeydir. Çıkmak mertebedir, evredir. Yol yolcuya, yolcu yola minnet ede ede yolculuğu tamamlarlarmış. Gönül ile gidilen yolda hakikate erme, hakikati arama beklenir. Bitmesin istersin, biterse “sen” olmazsın. Bitimsiz olmalı ki içindeki o kayboluş seni bulma umuduyla yanıp kavrulsun. Kendini kaybede ede bul ki beklediğin anlam ile bulduğun anlam arasındaki mesafe azalabilsin. Yol…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

BEKİR COŞKUN VE AYDIN OLMAK

Örnek bir insan, hayvansever yaşamıyla canlımerkezci etik sahibi, usta bir gazeteci, ahlaklı bir aydın, iyi bir aile babası, sempatik bir kişilik, yardımsever bir şahsiyet olarak bilinen Bekir Coşkun’un ölüm haberini aldığımda, elimde Eric Hoffer’in ‘Kesin İnançlılar’ kitabı vardı ve kitabın son saylarını okumakla meşguldüm. Bekir Coşkun, bazıları için korkulacak bir muhalif, bazıları için kıskanılacak bir gazeteci, bazıları için örnek bir çalışma arkadaşıydı. Ülkemizdeki demokrasi ve laik cumhuriyet sevdalısı milyonlarca insan için Bekir Coşkun; aile üyelerinden birisiydi. Onu, bazılarımız babası gibi, bazılarımız kardeşi gibi, bazılarımız ise çocuğu gibi sevmişti. Bekir Coşkun’un…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

BEKİR COŞKUN’UN ARDINDAN

Seçimlerle iktidarın belirlendiği bir ülkede yöneticiler o ülkenin aynasıdır. Halkın kültürünü, yaşam kalitesini, dünyaya bakışını yansıtır. Bu sadece ülke yönetimine özgü de değildir. Aynı zamanda kurumların yönetimi, özel sektörün yöneticileri için de geçerlidir. Bu, birbirini tetikleyen reaksiyon gibidir. Daha önceki yazılarımda yazdığım gibi bugünün iktidarı, 12 Eylül 1980 askeri yönetimince ülkede oluşturulan yaşam kültürünün yansımasıdır. Ülkede gelir dağılımının bozuk olması, hukukun adaletli işlememesi, medyanın yandaşlaşması, yalakalığın artması, ordunun cemaatleşmesi, çalışan insanların güvencelerden yoksun kalması, ekonominin istihdam yaratmayan yapıya dönüşmesi, üretim ekonomisinin rant ekonomisine dönüşmesi, eğitim sisteminin kişiliksiz, bilgisiz, düşünmeyen nesil…

Devamını Oku
TOPLUM YAŞAM 

HÜZZAM MEVSİMİNDE “ON BİRİNCİ KÖY”E TAŞINDI

Tratalar geçiyordu evinin önünden. Uzun bir kayık, tam ortasına oturmuş balıkçı… Hem gidiyor hem düğüm atıyordu ağlara. Arkasında beyaz köpükler kalıyordu. Yazlıkçılar dönmüştü. Kırlangıçlar kasabadan gitmişti. “Bu aylarda renk çiçekten ayrılır; güneş kumdan, menekşe kırmızıdan, bahçeler şarkılardan, salkım asmadan, yaprak dalından” diyordu. Bir boş salıncak, rüzgârla terasta sallanıyordu. HÜZÜN GÜNLERİ “Ayrılık mevsimidir bu aylar” diyordu. “Her sene bu aylarda ben ‘ayrılık’ yazımı yazarım” diyordu. Hüzün günleriydi, yaş gözden ayrılıyordu. Küçük köpek kaç gündür arkadaşını arıyordu kumsalda. Arada bir koşuyordu kendi kendine. Koşunca arkadaşı gelecek sanıyordu. Nereden bilsin ki bu mevsim…

Devamını Oku
TOPLUM YAŞAM 

NARLI YILAN

Uçsuz bucaksız bir nar bahçesindeyim. Boş plastik kasalara tek tek ağaçtan narları koparıp atıyorum. Çıkan ses değişiyor. Boş iken gürültülü bir ses, biraz dolmaya başladıktan sonra daha tok, yumuşak bir ses. Muhteşem bir doğa… Biz kadınlar türküsüz narları topluyoruz. Sessizlik ve kasalara atılan narların değişken sesleri arasında, bir kadın “Yılan!” diye sesleniyor. Bağırmıyor, çığlık atmıyor. Dinliyorum. Erkekler gidiyor yılan olan ağacın yanına. Kürek soruyorlar, yok. Kalın bir sopa buluyorlar, duyduklarımdan. Ben hariç diğer kadınlar nar toplamaya devam ediyor. Yılanın akıbetini bekleyen ben dinliyorum sesleri. “Öldü mü?” diye soruyor başka bir…

Devamını Oku
EĞİTİM TOPLUM 

YATILI OKUL

“Siyaset hayatımıza, başta tıp olmak üzere bilim hayatımıza ve elbette edebiyatımıza en büyük etkiyi yatılı okullar yapmıştı” desek abartmış olur muyuz? Galatasaray Lisesi’nden başlayıp köy enstitülerine, oradan öğretmen okullarına, oradan yatılı bölge okullarına uzanan eğitim serüveni, hatasıyla sevabıyla, ama bir tartıya koyacak olursak daha çok başarısıyla bir ülkenin kaderini değiştirdi. Sonra? Eğitim sistemi uzun zamandır iyi değildi, dökülüyordu, Türkiye’deki öğrenciler Avrupa ülkelerindeki yaşıtlarından geride gidiyordu. Bu geri gidiş AKP döneminde müfredatın tamamen dinselleştirilmesiyle hızlandı, makas açıldı; parası olan, çocuğunu özel okula alıp devlet okullarındaki ‘seçmeli ders’ baskısından, ‘apır sapır konuşan…

Devamını Oku
EKONOMİ TOPLUM 

YÜRÜYÜŞ HIZIMIZLA EKONOMİNİN BİR İLİŞKİSİ VAR MIDIR?

Son yıllarda kentlerde yaşayan çalışanlar, sanki haftanın temposu yetmezmiş gibi hafta sonları çılgın yürüyüşler ve tırmanışlar peşindeler. Belli bir özlem var; ama istikrar yok. Ben öyle ortamı bulduğumda daha çok dinlenip hareket etmemeyi, yemeyi içmeyi, kitap okumayı ve uyumayı tercih edenlerdenim. “Ya ben tembelim ya da onlar hiperaktif” diye düşünürken bu konuda bir gariplik olduğu fikriyle araştırmaya başlayınca bilimin bu konuya 44 yıl önce el attığını gördüm. Önce psikologlar ve tabii en sonunda da iktisatçılar konuyla ilgili araştırmalar yapmışlar. Şimdi bu bulguları aktarıp bir sonuca bağlayacağım. Yürüyüş hızları, kentin ekonomik…

Devamını Oku
TOPLUM 

KORONAVİRÜS GÜNLERİNİ YAZMAK, NOT ETMEK, KAYIT ALTINA ALMAK (10)

10’uncu yazı… Pandeminin ilk zamanlarında, biraz da sokağa çıkma yasaklarının olduğu günlere denk geldiği ve gündem yoğunluğu sebebiyle haftalık olarak hazırladığım bu diziyi, ‘yeni normal’ ile birlikte aylık olarak sürdürüyorum. Okurlardan önemli geribildirimler geliyor. Dolayısıyla dünya ve Türkiye’den koronavirüs temalı haberleri biriktirmeye devam ediyoruz, edeceğiz. Dünyada koronavirüs vakası sayısı 35 milyona yaklaştı, ölü sayısı 1 milyonu geçti. ABD’de ölü sayısı 210 bin civarında. Ölümlerde ABD’yi 145 bin ile Brezilya takip ediyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 2 Ekim akşamı açıkladığı bilgilere göre, Türkiye’de koronavirüsten ölenlerin sayısı 8 bin 325. DEPRESYON, PANİK…

Devamını Oku
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
betpark
betpark
betpark
betgaranti
betgaranti
SkyProgram
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
grandpashabet
grandpashabet
betgaranti
grandpashabet
grandpashabet
betnano
betnano
casinolevant
casinolevant
betpark
casinolevant
casinolevant
casinolevant
casinolevant
casinolevant
betpark
betpark
betpark
Betpark
Betpark
Betpark Güncel Giriş
Betgaranti Güncel Giriş
betpark
betpark
betpark
Kolaybet
Kolaybet Giriş
Vdcasino
Vdcasino Giriş
betpark
betgaranti
pendik escort
kartal escort
istanbul escort