TOPLUM YAŞAM 

ŞU LİYAKAT MESELESİ


Türkiye’de bir şirkette, siyasette, belediye hizmetlerinde, belki de şu an aklıma gelmeyen pek çok faaliyette iş yapan insanların kariyer faaliyetlerine baktığınızda şunu görürsünüz:

Kimi insanlar sorumlu oldukları işin gereğini yerine getirmek ve işini en doğru şekilde yapmaya odaklanırken kimileri kısa yoldan kariyer basamaklarına tırmanmak için üst yöneticilerin kapılarını sürekli aşındırarak yakın ilişkiler sürdürmek için çaba gösterirler. Yakın ilişkiden kastım, bilgi alışverişi değildir. Hiyerarşik mesafeyi azaltmakla ilişkili faaliyetler yürütürler. Basamak atlama telaşındadırlar. İşleriyle ilgili bilgi seviyeleri düşük olmasına rağmen yaptıkları şovlarla sanki konusunda en yetkin kişi onlarmış gibi davranırlar. Yöneticisini sürekli manipüle etmek için oldukça büyük çaba gösterirler.

Diğer insan tipleri ise liyakatli, işini bilen, dürüstçe işine sadakat gösteren insanlardır. Onlar manipülatif davranışlar peşinde olmaksızın terfi beklerken yöneticisinin onun başarısını zaten görmesi gerektiğini düşünür. O, bilgi ve tecrübelerini her geçen gün artırıp işini geliştirme çabası içindedir. Bu sırada kısa yoldan kariyer basamaklarını tırmanmaya çalışan kişi ise işe odaklanmadığı için bilgi ve teknik düzeyi zayıf kalır. İşini iyi yapan kişinin başarısını da üst yönetime yakınlığı nedeniyle kendi başarısıymış gibi anlattığından amacına ulaşır ve terfi alır.

Bu noktada şunu sormak gerekir: Peki, neden yönetici bunu görmez? Ya da başka bir açıdan soralım: Burada bu liyakatsiz insanın yükselişinde rol oynayan faktör nedir? Gözlemlerime dayanarak bulgularım şu yöndedir:

1- Yönetici de basamakları bu yöntemle çıkmıştır.

2- Yönetici liyakatli değildir. Kişinin beceri seviyesini algılayabileceği iletişimi kuramamıştır.

3- Yönetici kişiyi atak ve girişken bulmuştur. Ama söz konusu iştir, bunu göz ardı etmiştir.

4- Bilinç dışı algıları sayesinde manipülatif davranışla kendine yaklaşan çalışanı onun egosuna hitap etmiştir. Kankasını tabii ki destekleyecek seviyede ilişkiyi kontrolden çıkarmıştır.

5- Geri kalmış toplumlarda sıklıkla görülen feodal kültür devreye girmiştir.

6- Her şeyi görmektedir ancak kendi eksikliğinin farkındadır ve bilgili bir insanla doğrudan iletişim kurmak yerine kendisi gibi teknik kapasitesi yüksek olmayan bir kademe kullanmayı tercih etmiştir.

Bu maddelerde sebeplerin birkaçı veya tamamı geçerlidir.

Peki, yöneticilerdeki bu davranış biçimi ve toplumda sayısı çoğunluk teşkil eden kısa yoldan basamak tırmanıcılarının ana kaynağı nedir? Bu davranışın temel sebebi, bana göre, inançlarımızın yarattığı genel kültürdür.

Babamızla, annemizle ve atalarımızla kurduğumuz ilişki biçimimizdir. Çünkü geçen nesillerde çok çocuklu (en az iki) aile yapımızda sevgiyi hak etmek ve ebeveynlerimizden almak istediğimiz “sevgi ve güven” açlığımızı doyurabilmemiz için kardeşlerimizle rekabet etmek için gösterdiğimiz çabadan sonuç almışızdır. Ama bu işin bir yönü, asıl yönü ise tanrı ile kurduğumuz ilişki biçimidir ki bizim bu ilişkimizde önemli rol oynamaktadır.

Bu hayatta ve ölümden sonra ödül olarak sözü edilen cennet için tanrıya sürekli dua etmek, ona methiyeler düzmek, tanrının şirin kulu olmak çocukluğumuzun ilk yıllarından itibaren bilinçaltımızda yer etmiştir.

Ödül için yalvaracaksın; ödül için sana o ödülü verecek gücün hoşuna gideceksin; ödül için gerektiğinde onun egosunu şişirecek, onun gururunu okşayacaksın; ödül için gerekirse en sevdiğin insanları bile onun uğruna feda edeceksin…

Padişahlık dönemlerinde “Padişahım, çok yaşa” sloganı sadece bir film kurgusu değildir. Bugünkü yönetimden söz etmiyorum bile; siz yaşıyorsunuz ve görüyorsunuz.

Sen toplum için yararlı şeyler yapmak uğruna zihnini zekânı geliştirirken, yaratıcı tasarımlar yapacak seviyede bilgi birikimi sağlayarak insanların yaşamını kolaylaştıracak buluşlar peşindeyken, sen toplumun mutluluğu için neler yapabilirim diye toplumsal düzen üzerinde kafa yorarken o; sadece yalakalık yaparak ödülünü alacağına dair bir kültürel altyapı oluşturmuşken ve bu daha bebekliğinden başlayarak bilinçaltına kazınmışken bu toplumda liyakate değer verilmesini beklemek hayalciliktir.

Paylaş:

Benzer yazılar

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
meritking
betpark
betgaranti
kolaybet
betnano
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betpark
betnano
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
betpark
betpark
supertotobet
supertotobet
betpark
betpark
supertotobet
supertotobet
vaycasino
vaycasino
bettilt
bettilt
hititbet
hititbet
bettilt
bettilt
bettilt
bettilt
supertotobet
supertotobet
vaycasino
vaycasino
bettilt
bettilt
jojobet
jojobet
vaycasino
vaycasino
vaycasino
vaycasino
betpark
betnano
betnano
betgaranti
betpark
kolaybet
betpark
betpark
supertotobet
supertotobet
jojobet
jojobet
jojobet
jojobet
vaycasino
vaycasino
supertotobet
supertotobet
celtabet
celtabet
prensbet
prensbet
vipslot
vipslot
cashwin
betnano
hiltonbet
wbahis
gobahis
casinoroyal
betpark
roketbet
betasus
betbox
betgaranti
bettilt
bettilt
kolaybet
hititbet
hititbet
betpark
realbahis
realbahis
betpark
betpark
betgaranti
kavbet
kolaybet
vaycasino
vaycasino
betnano
roketbet
roketbet
betasus
betasus